| |
KARNE
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
Etmezsen etme
Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."
Temel ve Maymun
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
Zor Soru
Öğrencinin biri sınavda soruları yanıtlamak için zar atıyormuş. 1 gelirse A, 2 gelirse B, 3 gelirse C, 4 gelirse D, 5 gelirse E, 6 geldiği zaman ise tekrar zar atıyormuş. Bir atmış 6 gelmiş, bir daha atmış yine 6 gelmiş, bir kaç defa daha atmış yine 6 gelince: - Bu soru çok zor, ben en iyisi bir sonraki soruya geçeyim, demiş. Tren Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler ilk Trabzon treni 1 saat sonradir, bileti alirlar. Ne yapalim bir saat diye düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saata bir bakarlar ki 1 saati geçmis. Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmis. Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasil geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler. Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmı diye. Gisedeki adam "bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün dönemezsiniz" demis. Bileti almislar yine sikilmislar ne yapalim derken pastaneye gitmeye karar vermisler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmislar ki 1 saat olmak üzere hemen kosmuslar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis, digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis, Temel oturmus yere baslamis gülmeye. Gise memuru yanina gelmis."Sen ne garip adamsin. 3 treni kaçirdin, arkadaslarin gitti, sen kaldin, aglayacagina gülüyorsun be adam". Temel: "Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum" demis.
Tilkinin Orucu
Tilki ormanda gezmektedir. Bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür. Açtır ama süphelenir kontrol etmeye başlar ve görür ki bu bir tuzak... Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi... Tilkiye sorar: - "Napıyorsun dostum?" Tilki cevap verir - "Hiçç... yatıyorum" - "Burda bir but var" - "Evet var" - "Neden yemedin?" Tilki sakince cevap verir: - "BU GÜN ORUCUM" Kurt kendinden emin: - "Ben yiyeyim o zaman" Tilki: - "Buyur afiyet olsun" der. Kurt buta uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman, kurt yaralı, hareketsiz, 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar. Bunu gören kurt: - "HANİ ORUÇTUN?" Tilki pişkin pişkin: - "Biraz önce top patladı duymadın mı?" der....
Yabancı Dil
İki kedi oturuyorlarmış.birinin yavrusu gelip annesine anne:hav hav demiş..Öteki kedide hayrola senin çocuğa ne oldu böyle?demiş.Anne kedi hemen cevap vermiş:bizim çocuk yabancı dil öğreniyor.......
Mum Ateşiyle Pişen Yemek
Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere : - Tamam demiş. İddiayı kazandım. - Ne oldu ne yaptın demişler. - Bekledim sabaha kadar demiş. - Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla. Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek. - Ne yapıyorsun? demişler. Kıs, kıs gülerek cevap vermiş : - Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek!... Arka Koltuk Temel bir gün Trabzon'a gidecek, terminalde otobüse biner ve şoför koltuğuna oturur. - Ya hemşerim senin yerin ora değil sen arkaya geç derler ama laf anlatamazlar. Sonunda biri gelir Temel'in kulağına bişeyler fısıldar, Temel en arka beşli koltuğa geçer merak ederler - Ne söyledin? derler adama, adam da: - O koltuk Trabzon'a gitmiyor arka beşli gidiyor dedim der.
|
|